gfa gitar masterclass

-

EGBERTO GISMONTI (Gitar) Brezilya | DEREK GRIPPER (Gitar) Güney Afrika | ERDEM SÖKMEN (Gitar) Türkiye |
EGBERTO GISMONTI

EGBERTO GISMONTI

“Brezilya kültürü, benim müziğimin temel kaynağı ve pınarıdır.”

Hem gitar hem de piyanoda bir virtüöz olan Egberto Gismonti, Brezilya yerli halkının gelenesel müziği ve klasik müzik dünyasında, öncüsü Heitor Villa-Lobos’un açtığı yolda eserler veren bir sanatçı olmakla birlikte usta bir doğaçlamacıdır da. Gismonti’nin, gitar klavyesini, piyano klavyesi kullanır gibi rahat kullandığı söylenir, bu da birden fazla kişinin aynı anda çaldığı izlenimi yaratır. Onun, çarpıcı tekniği neredeyse bir orkestranın tüm renklerini içinde barındırır.

Gismonti, 1947’de Rio de Janeiro eyaletinde yer alan Carmo kentinde, müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunda piyano ile başlayan ilk derslerinin ardından gitar eğitimine de yönelen sanatçı, daha sonra Paris’te Webern’in öğrencisi Jean Barraqué ve efsanevi Nadia Boulanger’la beste, orkestrasyon ve analiz çalışmalarını sürdürdü. Boulanger’dan aldığı eğitimin son gününde kendisine bir nasihat veren hocası “müziğinde biraz daha sorumsuz olabilirsin, kendine güven ve kuralları yık” dedi. Sanatçının gelişimindeki kritik bir aşama, Amazon yağmur ormanlarının yerli halkları ve müzikleri ile olan karşılaşması oldu: Araştırmaları ve bu dönemde tanıştığı kişiler, müzik dili ile ilgili ifade imkânları konusundaki düşüncelerini değiştirdi ve çalışmalarını günümüze değin etkilemeye devam etti.

The Cambridge Companion to the Guitar adlı yayın, Gismonti’nin 1977’de perküsyoncu Nana Vasconcelos işbirliği ile ECM’den çıkan ilk albümü “Dança das Cabeças”dan övgüyle bahseder: “dokusu ve stillerindeki ham yoğunlukla yerli Brezilya müzikleri, popüler samba ve bossa icralarından oldukça farklı ve daha çeşitli olduğunu ortaya koyar”. Gismonti’nin, Vasconcelos ile yaptığı çalışmalara ek olarak, ECM ile ilgili diğer önemli işbirliği, Magico, Folk Songs ve Magico: Carta de Amor adlı albümlerde birlikte yer aldığı Jan Garbarek (saksofon) ve Charlie Haden (bas) ile trio çalışmalarını içerir.

Gismonti’nin 2009’da yayınlanan Saudacoes adlı albümünde yer alan Sertoes Veredas isimli yapıta biçilen bir alt başlık neredeyse sanatçının bugüne kadar ki tüm sanat çalışmalarının bir mottosu olabilir: “tribute to miscegenation” (çev. Irkların melezleşmesine övgü). Bu parça Villa-Lobos’a, Stravinsky’ye, Bach’a, Xingu Kızılderililerinin dans ritüellerine ve benzerlerine atıfta bulunan Gismonti’nin müzikal dili hakkında indikatör niteliğindedir.

DEREK GRIPPER

DEREK GRIPPER

Güney Afrikalı Derek Gripper altı yaşındayken müzik eğitimine kemanla başladı. On üç yıl klasik müzik okuduktan sonra ilham kaynağını daha uzaklarda aramaya başladı. Arayışında Hindistan’a gelip ülkenin güneyindeki geleneksel karnatik müziği okumaya başladı. Döndükten sonra gitara odaklayarak bu çalgı için yeni yollar bulmaya çalıştı. Olivier Messiaen’ın çok katmanlı müziğine, Steve Reich’in Afrika’dan etkilenmiş yapısallığı kadar da J.S.Bach’ın müziğinin gitar için uyarlamalarına ilgi duydu. Sanatçı bu sırada Cape Town’lı caz trompetçisi Alex van Heerden ile tanışınca yaptığı araştırmaları Güney Afrika’nın müziğinde yeni yollar bulmak i.in kullanılabileceğini anladı. Güney Afrika müziğinin manzarasını yeniden biçimleyen birçok çığır açan albümler özellikle/ ekseriyetle Alex van Heerden ile yaptığı düşsel Sagtevlei albümünden sonra Derek, başka bestecilerin müziğini icraatlarına dahil etmeye başladı. Gripper’in “zamanımızın Heitor Villa Lobos’u” dediği Brezilyalı Egberto Gismonti’nin müziğine duyduğu heyecanından, müzisiyenin gitar müziğini uyarlama projesi doğdu. Derek Gripper’in Egberto Gismonti’nin müziğinin kaydı olan The Sound of Water adlı albüm 2012’de Güney Afrika Müzik ödülü için yılın en iyi klasik ve enstrümantal albümü olmaya aday gösterilmişti. 2009’da Derek’e Batı Afrika’da çalınan 21 telli bir arp-lavta olan kora hediye edildi.

Geleneksel Mali kora bestelerini öğrenerek çalgının, çalma tekniklerini araştırmaya başladıktan iki yıl sonra büyük bir buluş yaptı: İspanyol rönesans lavta (vihuela)’nın basit dokusal dilini kullanarak büyük Mali kora sanatçısı Toumani Diabate’nin olağanüstü karmaşık kora bestelerini, orijinal icraların tek bir notasını atlamadan altı telli gitarda çalmayı başardı. Derek Gripper’in, Afrika’nın en büyük müzisiyenlerinin eserlerinin uyarlamalarını temel alarak bir Afrika klasik gitar repertuarı yaratma projesi giderek büyüyen üstün bir Afrika Gitar uyarlamaları derlemesine dönüşüp, gitara yeni ve heyecan verici bir hayat kattı. 2012 yılında Derek Gripper’in solo gitar için Mali müziği kaydı olan “One Night on Earth: Music from the Strings of Mali” (“Yeryüzünde bir Gece: Mali Tellilerinden Müzik”) çıktı.

Derek Gripper Hollanda, Danimarka, İngiltere ve İrlanda, İsveç Almanya, İsviçre, Brezilya, Hindistan, Namibiya, Zimbabve ve Güney Afrika’nın her yerinde solo konserler verdi. Xhosa icon Madosini, tabla ustadı Udai Mazumdar, Güney Afrikalı trompetçi/ besteci Alex van Heerden, Güney Afrikalı kontrbasçı Brydon Bolton, spontane çello ve performans sanatçısı Francois LeRoux (TheHa!Man), Güney Afrikalı trompetçi Marcus Wyatt, Gallerli gitarist Gerard Cousins, ve sekiz telli gitar çalan İrlandalı Redmond O’Toole gibi isimlerle çalıştı. Derek Gripper eğitilmiş bir Montessori öğretmenidir. 2006 yılından beri Montessori yöntemlerini temel alan bir gitar eğitim yöntemi geliştirmektedir. Montessori Gitar Metodu artık atölyelerde, kitaplarda ve nota ile eğitici malzemelerin özgün dizilerinde sunulmaktadır.

ERDEM SÖKMEN

ERDEM SÖKMEN

Türkiyenin kuşkusuz en iyi gitaristlerinden Erdem Sökmen, icracılığın yanısıra iyi bir de eğitmendir. Erdem Sökmen, 1957 yılında İstanbul’da doğdu. İlk gitar derslerine Raffi Arslanyan ile başladı. Gitar çalışmalarını sürdürürken Okan Demiriş’ten solfej ve armoni dersleri aldı. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda kompozisyon bölümü sınavlarını kazanarak kompozisyon eğitimine başladı. 1978 yılında gitar bölümü açılınca bu bölümde de eğitim gördü. Bu dönemde Carlo Domeniconi, Cengiz Tanç, İlhan Usmanbaş, Cemal Reşit Rey ve Ertan Birol ile çalıştı. 1982 de Armoni-Kontrapunt, 1984 yılında da Gitar bölümlerinden mezun oldu. Sökmen, 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında klasik gitar bölümünü başlattı. Aynı kurumda sanatta yeterlilik unvanını aldı. 1989 yılında Leo Brouwer’ın İstanbul’da düzenlediği masterclass’a aktif olarak katılarak hocasının övgülerini aldı. Eğitimciliğinin yanısıra caz müziği ile de ilgilenerek Passiflora adlı grubuyla konserler vermektedir. Aynı zamanda diğer müzik türlerinde de bir çok sanatçının sahne ve albüm çalışmalarında da yer almıştır. Halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında sanatçı öğretim elemanı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.